Lojistik literatüründe farklı taşıma türlerinin entegrasyonlarıyla yapılan faaliyetler için üç temel kavramdan söz edilebilir:
İntermodal taşımacılık, aynı taşıma aracıyla, iki veya daha fazla taşımacılık modu (Karayolu, demiryolu, deniz yolu, havayolu) kullanılarak yapılan ve mod değişimlerinde araç içindeki yüklerin herhangi bir elleçlemeye tâbi tutulmadığı taşıma şeklidir.
Intermodal taşımacılıkta taşıma modeli değiştirilirken elleçleme yapılmaz, verimli, zaman planlamasına uyulabilen, düşük maliyetli ve çevre dostu bir taşıma modeli olarak öne çıkmaktadır.
Örneğin; Intermodal taşımak istediğimiz araç yedek parçalarının İzmit’ten treylere yüklemesi yapıldıktan sonra çekicilerle İstanbul’a karayolu ile limana getirilip, İstanbul’dan Ro-Ro Gemisine aktarılan treylerler, Trieste limanına kadar denizyoluyla geçtikten sonra trene aktarılarak Luxemburg’a gönderilir, demiryoluyla Lüksemburg’a ulaştığında treylerler çekicilerle karayoluyla istenilen teslimat noktalarına dağıtılır.
Multimodal ve intermodal taşımacılık arasındaki en temel fark, taşınan yükün bulundukları kaplardan başka kaplara aktarılması ya da aktarılmamasıdır. Intermodal (Modlar arası) taşımada hedef; yüklemede ağzı kapatılan ünitenin teslim yerinde açılmasıdır. tek yüklemeyle ve aynı taşıma birimi içinde ürünlerin ellenmeden, birden çok taşıma yöntemleri ile taşınması olarak tanımlanmaktadır.
Multimodal taşımacılıkta ise yükler farklı kaplara aktarılarak çeşitli taşıma yollarıyla sürecin devam etmesi prensibi esastır.
Bunun dışında iki taşıma türü arasında, sorumluluk ve yapılan sözleşmeler bakımından da farklılıklar bulunur. Multimodal taşımacılıkta tüm süreci tek bir taşıyıcı yönetirken intermodal yöntemde kullanılacak farklı taşıma modları için farklı sözleşmeleri yapılması olasıdır.